29 Mart 2008 Cumartesi

peynirli poğaça ve kuymak




bu poğaçayı yapmam inanın 10 dakka sürmedi. bir o kadarda lezzetli, yumuşacık oldu.
tarif;
1bardak yoğurt
yarım bardak sıvıyağ
yarım paket eritilmiş margarin
1 paket kabartma tozu
1 yumurtanın beyazı(sarısı üstüne)
aldığı kadar un
bütün malzemeleri karıştırıp yoğurun içine malzemeyi koyup(ben peynir koydum) yuvarlayın
üstüne yumurta sarısı sürüp pişirin


işte buda kuymak. tabi bilmeyeniniz vardır belki ben anlatayım bu karadeniz yöresine ait bi çeşit peynirdir. tadı nefistir. peynir pişene kadar biraz kötü kokabilir ama pişince o kokudan eser kalmaz. tavada yağ ve biraz su veya sütle eritilir. sıcakken ekmek bandıra bandıra yenir. kahvaltılarımızın bir numaralı yiyeceğidir.

biz şileliyiz ama şileye artvinden gelmiş dedelerimiz. yani aslımız artvin . ama hiç gidip görme fırsatımız olmadı memleketimizi.işte karadenizli olduğumuz için bol bol yiyoruz kuymak ..vs.

TELAFİSİ OLMAYAN 4 ŞEY

bugün mailime gelen bir yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. gerçekten çok düşündürücü bence

































































27 Mart 2008 Perşembe

KUBBE PASTA




Bugün pasta yapmaya karar verdim. ne yapıyım diye düşünürken kubbe pasta yapmak geldi aklıma. ama hiçbir tarife bakmadan kendim uydurup yapmak istedim. maalesef kekini hiç beceremedim. galiba şekeri biraz fazla kaçırmışım. kek çok ser oldu. ama tadı güzeldi. işte bu yüzden kekin tarifini vermeyeceğim. herhangi bi pasta keki tarifinden yapılabilir heralde.

kremayı yapmak için.
  • 3 su baradğı sütün içine

  • 1 yemek kaşığı nişasta

  • 1,5 yemek kaşığı un

  • 6 kaşık şeker

  • 1 vanilya,

  • 1 paket vanilyalı toz puding kattım ve pişirdim.

  • ocaktan alınca daha sıcakken içineiki tatlı kaşığı dolusu çokokrem koydum ve bir tatlı kaşığı kakao koydum , çırptım
  • pişen keki ikiye böldüm

  • bir katını derin bir kabın içine yerleştirdim

  • içine kremayı döktüm

  • üstüne kekin diğer katını yerleştirdim ve dolaba kaldırdım.

  • birkaç saat sonra dolaptan çıkarttım ve ters çevirdim.

  • kubbenın üstüne yaptığım kakaolu krem şantiyi yaydım.

  • üstündeki süsleri daha önceden yapmıştım. buzluktan çıkarttım ve pastamın üstüne koydum. ...bari görüntüsü biraz güzel olsun diye.

26 Mart 2008 Çarşamba

zeynep azra

BUGÜN KIZIMDAN BAHSETMEK İSTİYORUM BİRAZ
Onun doğumuyla değişen güzelleşen hayatımın en değerli varlığı
4 ocak 2004 pazar günü geldi hayatımıza. beklediğimiz günden erken gelmişti ama iyikide gelmişti meğer ne büyük sabırsızlıkla bekliyomuşuz onu. Babası zeynep istedi adını bende azra istedim ve zeynep azra oldu.

Daha hayatının ikinci gününde bizi çok korkuttu. doktor 'bebeğin göbeği enfeksiyon kapmış, taburcu olamazsınız' dediğinde çektiğim acıyı anlatamam.antibiyotık tedavisine başlandı. benim daha iki günlük minicik yavrumu alıp alıp iğneye götürüyolardı dayanamıyodum . bide doğumun verdiği psikolojiyle iyice dağıtmıştım kendimi. ömrümden ömür gidiyodu sanki. her gün hastaneden ne zaman çıkcaz diye bekliyodum o 5 gün sanki bana 5 ay gibi gelmişti. en sonunda kocamıda ikna ettim ve imza atıp hastaneden çıkmaya karar verdik. eve iğneci getirttik ve kalan iğnelerini evde yaptırdık. ama pazartesi günü kızımın bir tahlilinın sonucu vardı. zor bekledik onu. ya enfeksiyon kana bulaşmış olsaydı napardık. ama beklediğimiz gibi oldu ve iyileşmişti kızım . artık sağlıklıydı.


40 gün ,1 ay, iki ay ne güzel geçiyodu kızımızla günlerimiz. 3 kişilik minik bir aile olmuştuk.kızımızın büyüdüğünü görmek bize mutluluk veriyodu. aslında sıkıntılarda çekmedik değil.daha evliliğimiz rayına oturmamışken evlat sahibi olmuştuk.ama eşimle her şeyin üstesinden geldik. kızımızla beraber bizde büyüdük. düşünsenize 1. evlilik yıldönümümüzde kızımız 3 aylıktı.

iki aylıkken rutin kontrollerinin birinde doktorumuz kalça çıkıklığından şüphelendi. eşimle napıcamızı şaşırdık. hemen ultrasyon istedi doktor.çektirdik. 'evet' dedi 'kalçasında kı bir kemik gelişememiş. ama erken anlaşıldığı için geçer' dedi ve korse gibi demirli bişey aldırdı bize. iki ay hiç çıkmadan onunla yaşadı kızım. sonra 8. ayına kadar ara ara taktık. ve allahımıza şükür hiç bişeyi kalmadı. kemik zamanla gelişti . kızımın yürümesinde bi aksama falan yok . rabbim kimseye vermesin.

13 aylıkken yürüdü kızım . yurudukten 15 gün sonra yanı 13 buçuk aylıkken dişi çıktı.

şimdi tek derdi makyaj. ve süslenmek. çantasız asla dışarı çıkmaz.barbileri çok sever. etek giymeyi çok sever. çantasında hep ruju tarağı parfümü ojesi mutlaka vardır. hee bide aynası.

resim yapmayı ve o resimler boyamayı çok seviyo. yumurcak tv en büyük zevki. çok enteresan ama 'son mohikan'en sevdiği çizgi film.peynir ,süt, muz,yoğurt bunları pek sevmez. ama ayrana bayılır.bir an önce büyümek istiyo.büyüyünce kuaför olmak istiyor.

bide geçen yıl sadece kontrol amaçlı götürdüğüm göz doktorunda kızımızın gözünde hipermetrop ve astigmat olduğunu öğrendik. gözlük verdi doktor. .gözlükleri hiç takmak istemiyo . güzelliğini bozuyomuş. babasında da bende de gözlük var . 'ırsi olabilir' dedi doktor.zaten dün akşam bize ' biz gözlük ailesiyiz'dedi.
SENİ ÇOK SEVİYORUM CANIM KIZIM

24 Mart 2008 Pazartesi

ÇİKOLATA KASESİNDE DONDURMA











PORTAKALLI DONDURMA TARİFİ
1 portakal kabuğu rendesi ve suyunu yarım bardak pudra şekeri ile karıştırıp 20 dakka kadar bekletiyorruz.



yarım su bardağı sütle 1 poşet krem şantiyi çırpıyoruz



1 çay bardağı yoğurt ve 1 paket krema sertleştirici ekleyip iyice çırpıyoruz.


önceden hazırladığımız portakallı karışımıda kremayaekleyip çırpma işlemini tekrar yapıyoruz.ve buzluğa koyup 10 12 saat bekletiyoruz.


ÇİKOLATA KASESİ

benmari usulu erittiğim çikolatayı kestiğim buzdolabı poşetinin üstüne yaydım. biraz katılaşmasını bekleyip. su bardağının ağız tarafına çikolatalı poşeti yereleştirdim.buzluğa koydum ve katılaşmasını bekledim bir iki saat sonra buzluktan aldım.poşetleri yavaşca çikolatalardan ayırdım. kaselerim hazır oldu.
yaptığım dondurmayı kaselerin içine koydum benim dondurma kaşığım olmadığı için dondurmalar top şeklinde olmadı. ama tadı güzeldi. eminim siz daha güzelini yaparsınız.






DİYET VE KEPEKLİ KURABİYE

tadına doyamadım-dilek arkadaşım beni diyet etkınlığıne davet etti. bu daveti için ona çok teşekkur ediyorum

çok düşündüm nasıl bi tarifle katılıyım diye. acaba sebze türü bişey mı yapsam.... yok salata türü bişey mi yapsam... ama en sonunda bu kurabiyelerde karar kıldım. hem kepek unuyla yapılıyor. hemde tatlandırıcı kullanılıyor. tadıda çok güzel oldu. kuru üzümler ayrı bi lezzet kattı kurabiyelere.

tarifini vermeden önce diyet hakkında bir kaç bilgi paylaşmak istiyorum sizlerle. gerçi çoğu kişinin bildiği şeyler ama ben genede yazıyım . bide benden okunsun.

  1. Diyet yapanların içine düştüğü ciddi bir sorun vardır.Kilo vermek kaygısıyla yiyecekler olabildiğince azaltılıyor, hatta öğün atlamak 'kar' olarak kabul ediliyor.Oysa bu yöntem kilo kaybını engelleyen çok ciddi bir hata. şöyleki en hareketsiz olduğunuz anda solunum sisteminin işlemesi,kas gerginliği ve vücut ısısının korunması için harcanan enerji anlamına gelen 'bazal metabolizma' açlık söz konusu olduğunda iyice yavaşlıyor ve kendini koruma altına alıyor.Kısacası diyet yapanların sık ama hafif yiyecekleri tercih etmesi gerekir.

  2. Diyette suyun önemi büyüktür.Sindirimi kolaylaştırır.Beden yetersiz su alınca,gereken suyu iç dokulardan ve özellikle kalın bağırsaktan çeker.sonuçta peklik oluşur.bol su içimi ile bağırsaklar normal çalışma düzenlerine kavuşurlar.

  3. televizyon seyrederken yemek yemekten kaçının.yemek yerken dikkatinizi tabağınıza verin dikkatinizi başka bir yere verdiğinizde lokmaları az çiğnersiniz

  4. lokmaları iyice parçalanıp yumuşayıncaya kadar çiğneyin.boylelikle hazmı kolaylaştırmış olursunuz.

  5. sabahları aç karnına içeceğiniz bir bardak ılık su,3 adet kayısı veya bir adet kuru incir kabızlık probleminize yardımcı olur.

  6. Diyet yaparken haftada bir buçuk iki kilo vermelisiniz.fazla verdiğinizde hızlı zayıfladığınızı düşünmeyin.çünkü yağlarınız eksilmiyor su kaybediyorsunuzdur.gereğinden fazla kilo verdiğinizde kaslarınızın da zarar görebileceğini unutmayın.

  7. günlük yağ ihtiyacımız bir iki çay kaşığıdır.bu nedenle yemeklerimizde yağ tüketimini elimizden geldiğince en aza indirmeliyiz. bir kilo sebze yemeğini iki yemek kaşığı yağla pişirmemiz yeterlidir.

şimdi gelelim tarifimize;MALZEME

2 su bardağı buğday unu(normal un)

2 su bardağı kepek unu

yarımpaket kabartma tozu

4 adet sunı tatlandırıcı

2 çorba kaşığı sıvıyağ veya margarin

1 yumurta

yarım su bardağı süt

1 fincan kuru üzüm

1 çay kaşığı tarçın

  1. bir kapta unları ve kabartma tozunu iyice karıştıralım.yağ,yumurta,süt ve kuru üzümü,1 çay bardağı su içerisinde eritilmiş tatlandırıcıları ve tarçını karışıma ilave edip iyice yoğuralım

  2. dilediğimiz şekli vererek yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim.200 derecelik fırında 15 20 dakıka pişirelim

22 Mart 2008 Cumartesi

fincanda kek


gene bilgisayar başına oturmuş ve vakıt geçiriyordum . tabı blog blog gezip tariflere bakıyodum.tarif defterinde bi tarif okudum ve hemen bunu denemelıyım dedim. fırında değil de tencerede kek pişirecektım.acaba nasıl olcaktı. hemen işe koyuldum. işte bu kekler çıktı ortaya.
tarif şöyle;1 yumurta ve 1 buçuk çay bardağı şeker çırpılır.

1 çay bardağı süt ve yarım çaybardağı sıvıyağ katılıp çırpmaya devam edilir.

yarım paket kabartma tozu ,vanilya,(isteğe göre)damla çikolata,(isteğe göre) portakal kabuğu rendesi,un katılıp çırpılır. unun ölçüsü yok ama kıvamı biraz koyu olacak.

6 tane nescafe fincanı yağlanır. yarılarına kadar kek hamuru dökülür. buyukce bir tencereye yerleştirilir ve tencereye yarısına kdar su koyulur .kapağı kapatılır kapağın altına havlu koyulur kaynarken buhar olup keklere damlamasın diye.

kaynayınca altı kısılır. ve yarımsaat hiç kapağı açılmadan pişirilir. ocağı söndürünce gene 15 dakıka kadar kapağı açmıyoruz. afiyet olsun

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails